O gün evde yalnızdık. Annem ve babam dışarı çıkmıştı, birkaç saate döneceklerini söylemişlerdi. Ben odamda takılıyordum ki koridordan sesler duydum. Üvey kız kardeşim Varvara'nın odasından geliyordu. Kapısı aralıktı, merakla yaklaştım. İçeride siyah dantelli bir sütyen ve tüylü askılarla donanmış halde duruyordu. Bacaklarında siyah jartiyer çoraplar, belinde ince bir zincir. Saçları omuzlarına dökülmüş, dudakları pembe rujla parlıyordu. Bu kıyafeti erkek arkadaşı için almış, şimdi aynada kendini inceliyordu.
Ne yapıyorsun lan burda diye içeri girdim. O şaşırdı, hemen kollarını göğsüne kapattı. Ulan çık dışarı, ben üstümü değiştiriyorum dedi. Sesinde hem kızgınlık hem utangaçlık vardı. Ben de o kıyafeti görünce bir şey oldu içimde. Güzel olmuş, sana yakışmış dedim. O daha da sinirlendi. Bu senin için değil, erkek arkadaşım için aldım, çık git burdan.
Ama ben kapıyı kapattım. Neden bakamıyorum ki, zaten güzel olduğunu söylüyorum. Yaklaş biraz, dokunayım dedim. Ellerimi beline koydum. Teninin sıcaklığı parmaklarıma yapıştı. Üvey kardeşimsin diye itiraz etti ama sesi titriyordu. Ben de ne olacak, sadece dokunuyorum dedim. Ellerim yavaşça göğüslerine kaydı. Sütyenin ince kumaşı altındaki meme uçları sertleşmişti. Parmaklarımla hafifçe sıktım, o inledi. Dur, yapma diye mırıldandı ama kıpırdamadı.
Daha yakına gel, dedim. O itiraz etmeden yanaştı. Elllerimi kalçalarına indirdim, parmaklarım dantelin arasından kaydı. Götü dolgun ve yumuşaktı. Nefesi hızlandı. Bana bak, ne kadar ıslak olmuşsun dedim. Amının üzerinden elimi gezdirdim, gerçekten ıslanmıştı. O utandı ama bacaklarını araladı. Artık dayanamıyordum. Pantolonumu indirdim, yarakım taş gibi olmuştu. Onu dizlerinin üzerine çöktürdüm.
Ağzını aç, dedim. O önce tereddüt etti ama sonra diliyle başını yalamaya başladı. Sıcak ağzı yarağımı sardı, yavaş yavaş emmeye başladı. Elleriyle taşaklarımı okşarken inliyordu. Daha derin al, sürtük dedim. O hızlandı, boğazımdan geçen sesler odada yankılandı. Tüylerim diken diken oluyordu. Bir süre sonra kaldırdım onu, halıya dört ayak üstü yatırdım. Jartiyerli bacakları arasında amı tamamen açıkta kalmıştı.
Arkadan yaklaştım, yarağımı yavaşça amına soktum. Dar ve ıslaktı, her santimi içine alırken kasılıyordu. İkimiz de inledik. Hızlıca pompalamaya başladım. Götüne şaplak atıyordum, o daha da arka tarafını kaldırıyordu. Kardeşini sikiyorum, hissetmiyor musun diye sordum. O cevap veremedi, sadece inliyordu. Daha sert sik, kendi sürtüğünü sik diye bağırdı. Bu sözlerle iyice azdım. Saçlarından tuttum, daha derin soktum. Vücudu titriyordu, ter içinde kalmıştı.
Biraz sonra döndürdüm onu sırtüstü. Bacaklarını omuzlarıma aldım, tekrar girdim. Göz göze geldik, o an bambaşka bir şeydi. Parmağımı ağzına soktum, emdi. İkimiz de yaklaşıyorduk. Boşalmak üzereyken dışarı çektim, memelerine boşaldım. Sıcak sıvım teninde yayılırken o hâlâ inliyordu. Ama iş bitmemişti, bakışları hâlâ açtı.
Biraz dinlendik, tekrar kalktı yarakım. Bu sefer götüne girmeye çalıştım ama biraz zorlandı. Sadece ucunu soktum, o inledi. Sonra vazgeçip tekrar amına girdim. İkinci boşalmam daha uzun sürdü, bu sefer içine boşaldım. Sıcaklığı içini doldururken ikimiz de titredik. Sonra yan yana yattık, nefes nefeseydik. Ama o gece daha yeni başlıyordu, gözlerindeki bakış bunu söylüyordu.