O gün evde yalnızdık. Karım işteydi ve üvey kızım Ela kapıyı tıklatıp odaya girdi. Yeşil uzun kollu tişörtü ve kot şortuyla dizlerinin üstünde halının üzerinde oturuyordu. Ayak parmaklarıyla oynuyordu hafifçe. Bana doğru bakınca yüzündeki ifade hem utangaç hem de bir şeyleri gizleyen türdendi.
Baba bir şey sorabilir miyim diye başladı. Sesi titrekti. Tabii kızım dedim. O da annesine sorduğunu ama onun bana sormasını söylediğini anlattı. İki hafta sonra arkadaşlarıyla bir kampa gidecekmiş. Jakuzi varmış havuz varmış voleybol falan. Bütün yıl iyi kız olduğunu söyledi. Lütfen gidebilir miyim diye yalvardı.
Diğer çocuklar da var mı diye sordum. Sadece kızlar var dedi hemen. Gözleri fal taşı gibi açılmıştı. O kadar istiyordu ki izin vermezsem üzüleceğini hissediyordum. Ama içimde başka bir şey kıpırdanıyordu. O yeşil tişörtün altındaki memeleri belli belirsiz oynuyordu her nefeste.
Tamam gidersin dedim. Yüzü aydınlandı birden. Ama bir şartım var. Ne baba diye sordu. Yaklaştım ona. Eliyle ayaklarını oynatmayı bırakmıştı artık. Başımı eğip kulağına fısıldadım. Seni çok uzun zamandır izliyorum Ela. O kadar güzel oldun ki dayanamıyorum.
Şaşırdı önce. Sonra dudağını ısırdı. O bakışıyla onay verdiğini anladım. Eliyle tişörtünün kenarını tutup hafifçe yukarı kaldırdı. Memeleri dışarı taştı pembe uçları sertleşmişti. Büyük ve doğalydılar. Elimle birini kavradım. Sıcaklığı avucuma yayıldı.
Yavaşça yalamaya başladım. Dilim uçlarında dolaşırken inledi hafifçe. Daha sert emdim. Eli saçlarımda gezindi. Sikim pantolonumda zonkluyordu artık. Ayağa kalktı tişörtü tamamen çıkardı. Şortunu indirdi. Siyah külotuyla kaldı.
Yatağa götürdüm. Diz çöktü önüme. Yarakımı çıkardım. Eliyle kavradı. Ağzına aldı yavaş yavaş. Dilini alt kısmında gezdirdi. Emmeye başladı. Islak sesler çıkıyordu. Kafamı geriye attım. O kadar iyi yapıyordu ki. Boğazına kadar aldı bir ara. Gözleri yaşardı.
Kaldırdım onu. Yatağa yatırdım. Bacaklarını açtı. Amı ıslaktı belli oluyordu. Dilimi amına götürdüm. Tadını aldım. İniltileri arttı. Parmakları çarşafları sıkıyordu. Göt deliğine de dokundum yavaşça. Tereddüt etti önce. Ama sonra kalçalarını kaldırdı bana doğru.
Lube şişesini aldım. Elimle göt deliğine sürdüm. Parmak ucumla girdim hafifçe. Kasılmıştı. Rahatla dedim. Nefes aldı derin. Yavaş yavaş genişlettim. Yarakımı amına soktum önce. Derinlere girdim. Sıcak ve dar amı sardı beni. İkimiz de inledik.
Bir süre öyle gittim geldim. Sonra çıkardım. Göt deliğine dayadım. Yavaşça bastırdım. Başı girdiğinde inledi yüksek sesle. Canı yanmıştı belli. Dur dedim. Biraz bekledik. Sonra biraz daha girdim. Darlığı inanılmazdı. Her santimde kasılıyordu etrafım.
Tamamen girdim sonunda. Kalçalarını kavradım. Sertçe pompalamaya başladım. Götü tokat gibi sesler çıkarıyordu her çarpışta. Elleri yastığı sıkıyordu. Lütfen daha sert diye inledi. İzin için yalvarırken şimdi başka şeyler için yalvarıyordu.
Hızımı artırdım. Terimiz karışmıştı. Kokusu başımı döndürüyordu. Boşalmak üzereydim. Son hamlelerde derinlere gömdüm. Sıcak döllerim içine boşaldı. O da titreyerek boşaldı altında.
Çıktım. Kalçaları kızarmıştı. Nefes nefeseydik. Ela döndü bana baktı. Gözlerinde hâlâ arzu vardı. Bu gece daha bitmedi baba diye fısıldadı. Gülümsedim. Daha yeni başlıyorduk.